LABSERVİS > HASTA BİLGİLENDİRME > KOLON KANSERİ HAKKINDA
KOLON VE REKTUM
Kolon ve Rektum sindirim sistemimizin “ kalın barsak “olarak adlandırılan kısmını oluşturur.
Kalın bağırsakların yaklaşık 150-180 cm’lik üst kısmına “ kolon” , 15-17 cm’lik alt kısmına ise “rektum” adı verilir.
Yiyecekler midede ve ince bağırsaklarda sindirildikten sonra kalın barsaklara gelirler.Burada bağırsak içeriğinin içinde sindirim sisteminin daha üst kısımlarında emilmemiş olan su da vücutça emilerek geriye “gaita” olarak adlandırılan kısım kalır.Gaita kolon ve rektum boyunca ilerleyerek daha sonra anüs yoluyla vücuttan atılır.
KANSER NEDİR ?
Vücudumuzda bulunan tüm organ ve dokular belirli bir düzen içinde çalışır.Bunları oluşturan hücrelerde benzer şekilde belirli bir düzen içinde büyür bölünerek çoğalır ve ölür.
Kanser vücuttaki hücrelerin kontrolsüz olarak aşırı şekilde çoğalıp , vücudun çeşitli bölgelerine dağılmalarıdır.100 den fazla değişik kanser türü vardır.
Vücudun tüm diğer organlarında olduğu gibi kolon ve rektum da değişik türde hücre gruplarından oluşmuştur.Normal olarak hücreler ancak organizma onlara gerek duyduğunda çoğalırlar.Bu durum organizmanın belirli bri düzen içerisinde gelişmesini ve böylece sağlıklı kalmasını sağlar.
Hücreler gerek olmadığı halde bölünüp , çoğalırlarsa o bölgede bir doku kitlesi oluşur.Fazladan oluşan bu kitle tümör (ur) olarak adlandırılır.Bu kitleler benign (selim) yada malign (habis) olabilirler.
Benign tümörler kanser değildir.Onlar komşu dokulara ve vücudun diğer organlarına yayılmazlar.Benign tümörler genelde vücuttan çıkarılabilirler.Nadiren zararlı olabilirler.
Polip benign bir tümördür.Kolon veya rektum duvarında oluşabilir.Kolon ve rektumdaki bu polipler ileride kansere dönüşebilme olasılıkları nedeniyle çıkartılmalıdırlar.Bir kişide polip saptanırsa yeni bir polip oluşma olasılığı yüksektir.Bu nedenle bu kişiler düzenli olarak kontrolden geçirilmelidirler.
Malign (habis) tümörler kanser olarak adlandırılırlar.Bu tümörler komşu doku ve organlara sıçrayıp onlara zarar verebilirler.Kanser hücreleri kanserli dokudan koparak kana karışabilirler veya lenf yollarına girebilirler.Kanserin yayılması ve vücudun diğer bölgelerinde tümör oluşması bu yolla olur.Kanserin sıçraması veya yayılması metastaz olarak adlandırılır.
Tümörler kolon ve rektumun herhangi bir bölgesinde oluşabilir.Kanser hücreleri kolon ve rektum dışına genelde lenf (akkan) yoluyla yayılırlar.Kolon ve rektum kanserleri birçok organa yayılabilirler.
Kanser vücudun diğer bir bölgesine yayıldığında o bölgede yayıldığı yerdeki türden bir tümör oluştururlar ve aynı adla anılırlar. Örneğin barsak kanserleri karaciğere yayıldığında karaciğerde oluşan tümör kolorektal kanser tümörlerinden oluşmuştur.Bu durum “ metastatik kolorektal kanser” veya “karaciğere metastaz yapmış kolorektal kanser “ olarak adlandırılır.”Karaciğer kanseri” olarak adlandırılmaz.
KOLON KANSERİNDE ERKEN TANI
Hastalıkları gelişmeden önlemek, erken evrede yakalayabilmek ve başarı ile tedavi edebilmek için sağlıklı bireylerin sağlık kontrolünden geçirilmesine tarama işlemi denir.
Günümüzde tıpta tedavi alanındaki gelişmelere paralel olarak erken tanı testlerinin önemi daha iyi anlaşılmıştır.Uygulamalara baktığımızda ülkemizde kadınlarda meme ve erkeklerde prostat kanseri için tanımlanmış tarama yöntemleri başarı ile kullanılmaktadır.Erken tanı ve tarama testlerinin daha çok alanda kullanılması ile kanser ölüm oranlarında azalmalar dikkat çekmektedir.
Kanser ne kadar erken tanınır ve tedavi edilirse o kadar iyi sonuç alınır.Bu özellikle kolorektal kanserler için daha önemlidir.Tedavide en iyi sonuç hastalık yayılmadan yapılırsa alınmaktadır.
Kolorektal kanseri gelişmeden önlemek ve erken evrede yakalayabilmek için tarama testlerine ihtiyaç vardır.Bugüne kadar kullanılan laboratuvar testlerinin hiçbiri tam olarak Kolon Kanseri Erken Tanı Testi değildi.TUMOR M2-PK bu noktada boşluğu doldurmakta ve hastalığın tedavisi için en önemli adımın atılmasını sağlamaktadır.
KOLON KANSERİ NASIL BAŞLAR ?
Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserlerinin, bir polip zemininden başladığı konusunda görüş birliği vardır. Polip, bağırsak iç yüzeyini örten tabakadan gelişen bağırsak içine doğru büyüyen kabartı ve şişliğe verilen isimdir. Zaman içinde, polip’i oluşturan hücrelerin değişimleri sonucu polip zemininde kanser ortaya çıkabilir. Önce polip içinde sınırlı kalan kanser hücreleri zaman içinde çoğalarak tümör kitlesini oluşturur ve bu kitle kalın bağırsak duvarını işgal eder. Kontrolsüz büyümeye devam eden kanser hücreleri belli bir dönem sonra bağırsakta tıkanıklığa yol açabilir, çevre ve uzak organlara yayılabilir.
Polipler, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biridir. Sağlıklı insanlar üzerine yapılan bir araştırmada erişkin bireylerin kalın bağırsağında %15-20 oranında polip tespit edilmiştir. Elli yaş üzerindeki bir bireyin kalın bağırsağında polip görülme olasılığı daha da artmakta ve oran %40-50 lere ulaşmaktadır. Polipler kalın bağırsağın daha çok son kısımlarında yani sigmoid kolon ve rektumda gözlenir. Bu bölge, kalın bağırsak kanserinin de en sık görüldüğü bölgedir. .
KOLON KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ
• Yasin 50 ve üzeri olmasi
• Ailede kolon veya rektum kanseri hikayesi
• Kiside daha önce kolon, rektum, over, endometrium veya meme kanseri gelismis olmasi
• Kolonda poliplerin varligi
• Ülseratif kolit (kalin barsakta ülserler) veya crohn hastaligi hikayesi
• Ailesel adenomatöz polipozis ve herediter nonpolipoz kolon kanseri (Lynch sendromu) gibi herediter durumlar
BELİRTİ ve BULGULAR NEDİR?
Kolorektal kanserlerde belirti ve bulgular kanserin kalın bağırsak içinde yerleştiği yere göre değişiklik gösterir. Aşağıdaki bulguların görülmesi halinde kolorektal kanserden kuşkulanılmalıdır.
• Dışkılama alışkanlıklarında değişim
• İshal veya kabızlık olması
• Gaitada bulaşmış kan görülmesi veya gaitanın kömür gibi siyah bir renk alması
• Dışkı çapının incelmesi
• Genel mide yakınmaları (gaz , şişkinlik , ağrı ve yakınmalar)
• Sıklaşmış gaz ağrıları
• Bağırsakların dışkılama sonunda tamamen boşalamamış olma hali
• Nedeni bilinmeyen kilo kaybı
• Uzun süren halsizlik
• Devamlı yorgunluk
Kalın bağırsağın sağ tarafında (ince bağırsakla birleştiği bölgeye yakın bölgelerinde) en sık görülen belirtisi dışkı ile birlikte gizli (fark edilmeyen) kan kaybıdır. Hastalar gözle fark edilemeyen bu kanamaya bağlı kansızlık ve halsizlik şikayeti ile doktora gelirler. Aşırı yorgunluk, eskisi gibi iş yapamama ve nefes darlığı şikayetleri de ek olarak görülebilir. Diğer önemli bir bulgu da bağırsak alışkanlıklarında değişikliktir. Zaman zaman Kabızlık ve / veya ishal atakları olabilir. Bu dönemde karın ağrısı, şişkinlik, Aşırı Gaz bu bulgulara ek olarak ortaya çıkabilir.
Kalın bağırsağın sol tarafında (makata yakın kısımlarında) yerleşen kanserlerde sıklıkla kanla karışık dışkılama şikayeti gözlenir. Hastalar dışkılama alışkanlıklarında değişiklikten, sıklıkla Kabızlıktan şikayet ederler. Dışkılama sonrası rahatlayamama, karın ağrısı (özellikle sol alt taraflarda görülür) ile Aşırı Gaz ve şişkinlik diğer belirtilerdir.
Bu belirti ve bulgular aynı zamanda başka hastalıklarda da gözlenebilir. Bu nedenle kesin tanı için detaylı bir inceleme yapılması gereklidir. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle yaygın hastalığı gösteren geç semptomlardır. Pek çok Polip ve kanser belirti ve bulgu vermez. Bu nedenle hastalar, genelde doktora, hastalığın ileri evresinde başvurur. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle ilerlemiş hastalığa işaret eden geç belirtilerdir.
|